top of page
Ağrısız Meme Biyopsisi


''Meme biyopsisi kadınlarımızın korktuğu, isminden bile çekindikleri bir işlem olsa da aslında tamamen ağrısız olarak sohbet edercesine gerçekleştirdiğimiz bir biyopsidir. Lütfen memenizi, kendinizi ve sevdiklerinizi riske atmayın ve meme biyopsisinden korkmayın''
Kimlere meme biyopsisi yapıyoruz? Neden yapılır?
Meme biyopsisi meme ultrasonu, mamografi veya meme emarı (MRG) yapıldıktan sonra memesinde şüpheli kitle tespit edilen kişilere yapılan parça alma işlemidir. Bu işlemin yapılabilmesi için öncesinde yaptırdığınız tetkiklerin sonuç kısmında BIRADS-4 veya BIRADS-5 ibaresini görmüş olmamız gerekmektedir. Bu ibareler özetle, memede kitle tespit edildiğini ve bu kitlelerin kanser açısından yüksek risk teşkil ettiğini göstermektedir. Bununla birlikte çok özel durumlarda görüntüleme sonuçlarında bu ibareler olmasa da biyopsi yapılan hastalar mevcuttur ancak bunlar istisnai durumlardır.
Şüpheli kitlesi bulunan hastaların biyopsi sonuçlarında mutlaka ki kanser çıkması gerekmez. Kanser açısından şüphe olsa da alınan dokuların incelemesi sonrasında kanser çıkmayan, sonuçları temiz çıkan veya iyi huylu çıkan hastalar olabilmektedir.
Meme biyopsisi birkaç nedenle yapılmaktadır.
İlki, yukarıda da belirttiğimiz gibi kitlenin iyi veya kötü huylu olup olmadığını ortaya koyma amaçlıdır.
İkincisi, sonucun kötü huylu çıkması durumunda bu kitlelerin saldırgan olup olmadıklarını anlamaktır. Bunun için patoloji raporundaki Ki-67 değerine bakmamız gerekmektedir. Bu konuyla ilgili videomu izlemek için tıklayınız.
Üçüncüsü, kansere neden olma ihtimali bulunan kadınlık hormonlarının belirlenmesini sağlamaktır. Bazı kadınlarda östrojen ve progesteron vb gibi hormonlar kanser oluşumunda tetiği çeken faktörlerdendir. Alınan parçalardan kanser dokusundaki hormona duyarlılık anlaşılabilmekte ve bu tedavide bir silah olarak kullanılabilmektedir.
Dördüncüsü, unutmayalım tek tip meme kanseri yoktur, bu nedenle daha doğru bir tedavi planı oluşturmak için kanserin alt tiplerinin de belirlenmesi gerekmektedir. Meme biyopsisi ile meme kanserinin hangi tip olduğu kolayca anlaşılabilmektedir. En sık gördüğümüz meme kanseri tipleri invazif duktal kanser veya lobüler kanserlerdir. Ayrıca daha nadir de olsa birkaç alt tip daha mevcuttur.
Beşincisi, meme biyopsisi ile alınan dokulardan genetik profilleme / genetik mutasyon çalışması yapılabilmektedir. Bu durumda eğer bir mutasyon saptanırsa hastalara immünoterapi veya akıllı ilaç gibi tedaviler ve genetik tedavi şansları verilebilmektedir. Ayrıca ameliyatsız kanser tedavileri, kanserde kriyoablasyon tedavisi gibi tedavilere kılavuzluk etmektedir.
Meme iğne biyopsisi nasıl yapılır?
Meme iğne biyopsisi son derece konforlu bir biyopsidir. Biyopsi işlemi lokal anestezi ile yapılmaktadır. Biyopsi hazırlığı da dahil olmak üzere 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır. İşlemden sonra hasta hemen ayağa kalkarak normal hayatına dönebilir. Biyopsinin ağrısız olması için tekniğe uygun olarak memenin uyuşturulması gerekmektedir. Bu uyuşturma işlemi 10-15 sn süren koldan kan verme işlemi kadar basit bir işlemdir. Uyuşturma sonrasında hasta hiçbir ağrı hissetmeyecektir.
Memenin usulüne uygun uyuşturulması ile ilgili videomuzu izleyiniz.
Meme iğne biyopsisi için standart olarak kullanılan 2 yöntem vardır. (açık cerrahi biyopsi özel durumlar dışında standart olarak kullanılmamaktadır). Eskiden kullanılan ince iğne aspirasyon biyopsileri artık meme biyopsisinde kullanılmamaktadır. Şu anda kullanılan güncel biyopsi metodları;
1. Trucut biyopsi (kor biyopsi, kesici iğne biyopsisi)
2. Vakum biyopsi
Trucut biyopsi: Tüm meme biyopsilerinde ağrısız olarak gerçekleştirilen standart bir yöntemdir. Yeterli miktarda doku alınmasına olanak sağlar. Hem tanı koyma hem de genetik çalışma yapma adına son derece yeterli bir yöntemdir. Alt tiplendirme için yeterli doku alınmasını sağlar. Aynı zamanda koltukaltından parça alınması gereken durumlarda da yeterli değerlendirme sağlar.
Vakum biyopsi: Memede sınırları net olmayan müphem kitlelerde veya mamografide mikrokalsifikasyon saptanan hastalarda daha çok doku alınmasını sağlayan bir yöntemdir. Ancak vakum ismi hastaları korkutmamalıdır, bu yöntem de yine lokal anestezi ile ağrısız olarak yapılabilen, 15-20 dakikada sonlanan bir biyopsi metodudur. Doku tiplendirmesi, genetik profilleme ve hormon hassasiyetleri gibi bir çok testin yapılmasına olanak sağlar.
Standart trucut biyopsi işlemlerinde genelde 2 cm uzunluğunda, 2-3 mm kalınlığında solucan şeklinde silindirik parçalar elde edilerek patoloji laboratuvarına gönderilmektedir.
Örnek parçalar şu şekildedir; Meme biyopsisi ile ilgili genel bilgilendirme videomuz;
Meme biyopsisinde kullanılan iğneler ile ilgili bilgilendirme videomuz;
Meme biyopsisi işlemi esnasında alınan bir örnek görüntü;
Meme biyopsisi nasıl yapılır, bilgilendirme videomuzu izleyiniz?
Meme biyopsisi sonrasında neler yapılmalıdır?
Meme biyopsisi tekniğine uygun yapıldığında son derece konforlu bir biyopsidir. Hastalar hiçbir ağrı olmadan biyopsiden hemen sonra ayağa kalkarak normal yaşamlarına dönebilirler. Dikkat edilecek önemli bir husus yoktur. Biyopside komplikasyon ihtimali son derece düşük olup sıfıra yakındır. Bu nedenle güvenle uygulanabilmektedir. İşlemden sonra antibiyotik kullanmak gerekmez. Uyuşturucunun etkisi geçtikten 1-2 saat sonra göğüste bazen hassasiyet olabilmektedir. Bu durumda tek bir seferlik basit bir ağrı kesici kullanılması yeterli gelecektir. İşlemden önce ve sonra beslenme kısıtlanması gerekmez, aç olmaya gerek yoktur. İşlemden 12-24 saat sonra duş alınabilir, banyo yapılabilir. Spor yapan kişilerde spora devam edilebilmektedir. Ancak deniz, havuz, sauna vb gibi aktivitelere 1 gün ara verilmelidir.



bottom of page