

Böbrek kanserinde genel bilgiler?
Böbrek kanserleri toplumda yaşlanmayla birlikte daha artan oranda görülen, erkeklerde kadınlara göre daha sık olarak saptanan bir kanser türüdür. En sık görülen böbrek kanseri renal hücreli kanser (RCC), ikinci sırada görülen böbrek kanseri ise değişici hücreli kanserdir (transizyonel hücreli kanser). Son yıllarda böbrek kanserlerinin saptanma oranı artmaktadır. Bunun nedeninin yeni gelişen çözünürlükleri yüksek görüntüleme yöntemlerinin daha sık kullanılması olduğu düşünülmektedir (Ultrason, tomografi ve MR cihazlarındaki teknolojik gelişmeler nedeniyle). Bu gelişme nedeniyle böbrek kanserleri artık günümüzde çok daha erken safhada yakalanabilmektedir.
Böbrek kanserini erken yakalamanın avantajları nelerdir?
Böbrek dışına taşmamış, 7 cm'lik boyuta kadar olan böbrek kanserleri evre 1 olarak kabul edilirler. Günümüzde böbrek kanserlerinin büyük bir kısmı bu evrede yakalanmaktadır. Bu safhada yakalanan kanserlerde kitlenin bir kısmının alınması (parsiyel nefrektomi) veya böbreğin tamamının alınması (nefrektomi) ameliyatları uygulanmaktadır. Diğer taraftan kanserin erken safhada yakalanması böbrek kanserinde cerrahiye alternatif kapalı tedavi yöntemlerinin gelişmesine olanak sağlamıştır. Bu amaçla geliştirilmiş ve dünyada artık yaygın olarak kullanılan RF ablasyon, mikrodalga ablasyon, IRE ve kriyoablasyon gibi ablasyon yöntemleri sayesinde bu hastalık günübirlik olarak hızlı, etkin ve güvenilir bir şekilde tedavi edilebilir hale gelmiştir.
Böbrek kanserinde kullanılan ablasyon yöntemleri nelerdir?
Böbrek kanserlerinde, özellikle 7 cm'nin altında olan, ideal olarak 4 cm'ye kadar olan tümörlerde ameliyatsız ablasyon tedavisi mümkün olmaktadır.
Ablasyon tedavilerini şu şekilde guruplandırabiliriz:
Isıtılarak, yani kanserli dokuları yakılarak yapılan ablasyonlar RF ablasyon ve Mikrodalga ablasyon olarak iki guruba ayrılabilir. Yakma tedavileri diyebileceğimiz bu iki ablasyon tedavisinde böbrek içerisindeki tümörlü alan 80-90 C derece üzerine çıkartılarak kanserli dokunun tahrip olması sağlanmaktadır. Yakma yoluyla yapılan tedavilerin bir takım minör yan etkileri olabilmektedir, bunlar kısaca; bulantı, halsizlik, hafif ateş yükselmesi, kas ağrıları gibi semptomlardır. Major yan etkiler çok nadir görülse de idrar sızıntısı, enfeksiyon, kanama, idrar kanalı yaralanması vb gibi yan etkilerdir.
Son yıllarda yakma yoluyla gerçekleştirilen ablasyonlara ek olarak dondurma yoluyla tümörü soğutarak gerçekleştirilen kriyoablasyon tedavisi eklenmiştir. Çok daha güncel olarak pratiğimize giren bu dondurma yönteminin birçok özelliği bulunmaktadır;
1. Ameliyatsız bir tedavidir
2. Lokal anestezi ile gerçekleştirilebilir, narkoza/genel anesteziye gerek yoktur.
3. Günübirlik bir tedavidir, hastalar işlem sonrası aynı gün taburcu edilebilirler
4. Ağrısız bir işlemdir
5. İşlem sonrasına hasta konforu üst seviyededir
5. İşlem sonrasında ağrı, bulantı, kusma, kas ağrısı, ateş yükselmesi gibi semptomlar görülmez
6. Yaralanma/komplikasyon oranı son derece düşüktür
7. Görüntüleme eşliğinde gerçekleştirilir, bu nedenle hedef dışı yanlış alanların donması engellenmiş olur
8. Tekrar edilebilir bir işlemdir
9. Güvenli bir yöntemdir
10. Etkinliği böbrek kanserlerinde kanıtlanmış bir yöntemdir
11. Onkoloji kılavuzlarında kullanımı onaylanmış bir yöntemdir
12. FDA onayı olan bir tedavi metodudur
13. Kanser hastalarında immünoterapi ile birlikte kullanımı immünoterapi etkinliğini artırmaktadır.
14. Kanser tedavisi göre hastalarda kemoterapi alınmasına engel değildir, hastalar aldıkları kemoterapi tedavilerine devam edebilirler
15. Ameliyata engel değildir, başka bir tedavi seçeneğine geçilecek olursa bu plana engel teşkil etmez
Böbrek kanserleriyle ilgili genel bilgiler videomuzu izleyebilirsiniz

Ablasyon tedavisi ile ilgili özet videomuzu izleyebilirsiniz.
Böbrek kanserlerinde ablasyonla ilgili detaylı videomuzu buradan izleyebilirsiniz