AKCİĞER BİYOPSİSİ
Akciğer iğne biyopsisi, lokal anestezi altında yapılan, çoğu zaman günübirlik olarak gerçekleştirilen bir biyopsi şeklidir. Kanserde kriyoablasyon tedavisi akciğerde de kullanılabilmektedir
Akciğer iğne biyopsisi örneği. Sol üst köşede PET/CT'de sarı ile görülen akciğer kanseri şüphesi taşıyan kitle. Sağ üst köşede bu kitle içerisine ilerletilen beyaz düz çizği şeklinde görülen biyopsi iğnesine ait görünüm. Sol alt köşede kitle içerine ilerletilen beyaz çizği şeklinde görülen biyopsi iğnesine ait görünüm. Sağ alt köşede akciğer dokusundan alınan parçalara ait görünüm.
Akciğer biyopsisi, akciğer içerisinde izlenen kitlelerin tanısını koyma amaçlı olarak gerçekleştirilen bir işlemdir. Günümüzde akciğerden parça alınması olarak bilinen bu biyopsi işlemi 3 şekilde gerçekleştirilebilmektedir;
1. Ameliyat ile parça alınma işlemi
Ameliyat ile parça alınması son yıllarda zorda kalmadıkça uygulanan bir yöntem değildir. Çünkü artık günümüzde hem kapalı yöntemler ile hem iğne biyopsileri hem de bronkoskopik yöntemler ile (EBUS da dahil) akciğer patolojilerine yüksek doğrulukla tanı konabilmektedir. Bu nedenle, narkoz gerektiren ve yandaş hastalığı olan yaşlı hastalarda ek riskler taşıyan ameliyat yöntemi sadece biyopsi için tanı koyma amaçlı uygulanmamaktadır. Ameliyat, tanı konduktan daha sonra kitlelerin tamamen uzaklaştırılması gereken durumlarda başarı ile uygulanmaktadır.
2. Bronkoskopik biyopsi ve EBUS:
Bu yöntemde hasta anestezi ile uyutularak nefes borusundan içeriye ilerletilen bir video-kamera aracılığıyla akciğerlerden parça alınabilmektedir. Son yıllarda bu cihazlara yüklenen ultrason özelliği ile (EBUS) ana bronşlara komşu kitlelerden parça almak daha elverişli hale gelmiştir. Ancak bronkoskopik biyopsilerde genellikle akciğerlerin merkezinde yerleşen kitlelerden daha rahat doku alınabilirken akciğerin kenar kısımlarındaki alanlardan doku akmak pek mümkün olamayabilmektedir.
3. İğne biyopsisi
İğne biyopsileri ince iğne biyopsisi veya trucut biyopsi olarak iki guruba ayrılmaktadır. İnce iğne biyopsileri ile çok az miktarda doku alınabildiği ve tanı koymanın ötesinde testlere imkan vermediği için (genetik profilleme, immünhistokimya vb gibi) artık akciğer biyopsilerinde çok daha az kullanılmaktadır. Bu nedenle akciğer biyopsilerinde standart biyopsi şekli trucut biyopsidir (Kor biyopsi veya kalın iğne biyopsi şeklinde de isimlendirilmektedir)
Rekor sayıda akciğer biyopsi işlemi..Dr.MetinÇevener


Akciğer iğne biyopsisinin aşamaları
İşlem öncesi hasta hazırlığı
İğne biyopsi işlemi tomografi ünitesinde lokal anestezi altında yapılan bir işlemdir. Bu nedenle geceden aç kalınması gerekmez. Bir çok hastada 2-3 saat açlık süresi ile işlem gerçekleştirilebilmektedir. İşlem öncesi hastaların kan sayımı ve yine kandan bakılan APTT, PT, INR değerleri gibi biyokimyasal değerleri incelenir. İşlemde herhangi bir kanama olmaması için bu değerlerin normal sınırlarda olması istenmektedir. Ayrıca hasta kan sulandırıcı ilaç kullanıyor ise bu ilaçlar işlemden önce kesilmelidir. Kan sulandırıcı ilaçların cinsine göre kaç gün önceden kesileceği işlemi yapacak hekim ile kararlaştırılmalıdır. Kan sulandırıcının kesilmesinin riskli olduğu durumlarda bu ilaçlar kesilmeden önce kan sulandırıcı başlayan hekim ile görüşülerek kesilmelidir.
İşlem önce tüm hastalar işlem hakkında bilgilendirilmelidir. İşlem hasta uyanık olarak yapıldığı için işlemin aşamaları hastaya anlatılarak hastanın işlemi rahat geçirmesi sağlanmalıdır. Ayrıca olası riskler ve komplikasyonlar da anlatılarak hastaya işlem sonrası hakkında da bilgi verilmelidir.
Biyopsi işlemi
Biyopsi işlemi, tomografi ünitesinde gerçekleştirilmektedir. İşlem hazırlığı ortalama 15 dakika, işlem ortlama 20-30 dakika, işlem sonrası hastanın son kontrolü ve masadan kalkması 15-20 dakika sürerek toplam 1 saatte işlem bitmektedir. Biyopsi sırtüstü veya yüzüstü yatar pozisyonda yapılmaktadır. Hangi bölgeden girilerek tümör dokusuna ulaşılacağını anlamak için öncelikle hastaya bir tomografi çekilerek kitle lokalizasyonu belirlenir. Sonrasında hastaya uygun pozisyon verilerek işleme başlanmaktadır. İşlem sırasında hastaya derin nefes alıp vermemesi, öksürmemesi veya hareket etmemesi vb gibi komutlar verilerek işlemin daha güvenli yapılması sağlanır. Giriş yeri dezenfekte edildikten sonra çok ince bir iğne ile ciltten girilerek lokal anestezi ile uyuşturma işlemi gerçekleştirilir. Lokal anestezi ~ 5 dakika sürmektedir. Lokal anestezi sonrasında işlemde hasta hiçbir ağrı hissetmeyecektir. Tomografi eşliğinde biyopsi iğnesi ile kitleye girilerek kitleden standart olarak kor biyopsi (tru-cut, kalın iğne) işlemi gerçekleştirilir. Sonrasında kontrol amaçlı son bir tomografi daha çekilerek işlem sonlandırılır.
İşlem sonrası takip
Biyopsi işlemi sonrasında hastalar dinlenme odasında takip edilirler. Takip sırasında ağrısı olmayan genel durumu iyi seyreden hastalara ortalama 2 saat sonra akciğer grafisi çekilerek herhangi bir problem olmaması üzerine taburcu edilirler. Taburculuk sonrasında hastaya evde yatak istirahati, egzersiz kısıtlaması önerilmektedir. Kişisel bakım yapılmasında (banyo, wc gibi) sakınca yoktur. Ancak 1 gün süreyle merdiven çıkma, uzun yol yürüme vb gibi hareketler kısıtlanır. Yemek yeme konusunda kısıtlama yoktur, biyopsi sonrası hastalar yemek yiyebilirler. 1 gün sonra hastalar normal gündelik yaşantılarına dönebilirler. İşlem günü hastalara uzak seyahat, uçak seyahati önerilmemektedir, ertesi günden itibaren seyahat kısıtlaması yoktur. İşlemden sonraki akşam genel olarak hastalar kendi kan sulandırıcılarını kullanmaya devam edebilirler, ancak bu zamanlamaya biyopsi yapan hekim ile görüşülerek karar verilmelidir. Hastalar eve gittikten sonra olası nefes darlığı veya şiddetli göğüs ağrısı açısından bilgilendirilmektedirler. Bu iki durumda ivedi olarak acil servise veya biyopsi yapan hekime ulaşmaları konusundan iletişim numaraları verilmektedir.
İşlemin olası riskleri nelerdir?
1.Kanama: Kan sulandırıcı kullanan hastalarda, kan sulandırıcının işlemden bir süre önce kesilmesi halinde işlem sırasında kanama ihtimali çok düşüktür. Bu risk kabaca %5 in altında olduğu söylenebilir. Her işlemden sonra az da olsa ağızdan çok az miktarda kan gelme ihtimali mevcuttur. Ancak güvenilir ellerde yapılan işlemlerde hayatı tehlikeye atacak kanamalar son derece nadirdir.
2.Akciğerlerde sönme: Bu ihtimalin literatürde yaklaşık %30'lara varan oranlarda olabileceği belirtilse de yayınların eski olması nedeniyle bu oranın artık yeni gelişmiş cihazlar sayesine çok daha düşük olduğu söylenebilir. Kendi tecrübemize göre hastanede kalmayı gerektirecek bir sönme oranı göre bu oran %10un altındadır.
İşlem risklerini azaltmak için neler yapılmaktadır?
İşlemin riskini azaltacak en önemli faktör biyopsiyi yapan kişinin deneyimidir. Tecrübeli ellerde işlemin planlanması ve yürütülmesi riskleri azaltacak önlemleri almada en önemli adımdır.
Hastanın işlem öncesi bilgilendirilmesi ve işlemde konforlu bir pozisyonda yatarak sakin kalınması önemlidir. Her adımın hastaya anlatılarak yapılması bu anlamda avantaj sağlayacaktır.
İşlemden önce kan sulandırıcıların kesilmesi işlemde kanama riskini azaltacaktır.
Sönme riskinin azaltılması için uygun teknik kullanılması, hastanın işlemde hareket etmemesi, öksürmemesi, yüzeysel nefes alınması ve sönmeyi azaltacak ek önlemler alınması gerekmektedir. Akciğerlerde sönme ihtimalini azaltacak birçok teknik manevra bulunmaktadır. Bu manevralar ile ciddi sönmelerin önüne geçilebilmektedir.
Akciğerde sönme olması durumunda ne yapılmaktadır?
Akciğer biyopsisi sırasında oluşabilecek sönmeler işlem masasında o anda biyopsi sırasında fark edilirler. Sönme esnasında akciğer zarları arasına hava kaçağı oluşmaktadır. Bu kaçağın az olması durumunda herhangi bir işlem yapılmaz, sönen akciğer kendi kendine açılmaktadır. Ancak sönmenin orta şiddetli olması veya ağrı oluşturması durumunda ise hastaya biyopsi esnasında müdahale edilerek zarlar arasına kaçan hava boşaltılır ve işlem sonlandırılır. şayet sönme şiddetli ise bu durumda akciğer zarları arasına bir tüp yerleştirilerek bu hava dışarı boşaltılır. Sönme olan hastalarda, sönme az ise hastalar aynı gün eve gönderilebilirken sönme şiddetli ise 1 gün ekstradan yatırılarak takip edilirler. Sönme açıldığı akciğer grafisi ile kontrol edilerek taburculuk sağlanır.


Akciğer biyopsileri, ileride gerkli olduğunda yapılacak kanserde kriyoablasyon tedavisi için de önemli bir başlangıçtır.